Ana Sayfa

 

Şiirlerim

 

Yazılarım

 

Ziyaretçi Defteri

 
 
  Menü

   Ana Sayfa

   Şiirlerim
   Yazılarım
   Defteri Oku
   Deftere Yaz
   Burçlar
   İnternette Ben
   Duyurularımız
   İletişim
   Canlı Chat
   Forum
   Dost Siteler
   Din Bölümü
   TV İzleyin
   Radyo Dinleyin
   Ben Kimim
 
  Şiirlerim
   Aşk Şiirleri
   Ayrılık Şiirleri
   Kadın Şiirleri
   Hasret Şiirleri
   Gurbet Şiirleri
   Vatan Şiirleri
   Atatürk Şiirleri
   Dini Şiirler
   Ulusal Şiirler
   Duygulu Şiirler
   Özlem Şiirleri
   Toplumsal Şiirler
   Her Konuda Şiirler
 

Ziyaretçi Defterini Oku | Ziyaretçi Defterine Yaz 
 

 
 

Hayalimdeki Türkiye


Hâyâlimi sizlerle paylaşmak istiyorum.Çalışalım, bir gün gerçek olur diyorum.
Bir gün her zamanki sokağımızda dolaşıyordum ve şaşkınlıkla araba markalarına baktım, gözlerime inanamadım.Simgeleri ve isimleri bizimdi.Rüya olmasa diye geçti içimden...Çok büyük bir yapı gördüm.Merak ve heyecanla oraya yöneldim.Çevresi çok çeşitli çiçek ve ağaçlarla dolu yemyeşil bir parktı.Binanın girişindeki levhalar iyice şaşırtıcıydı.Okul, fabrika, alış-veriş merkezi, hastane, pastane tümü bir binada.Yetkili olduğunu düşündüğüm birisine yaklaştım.Beni garipsediğimi hissettim.Yurtta olduğumu bilmesem, hangi ülkede olduğumu sorardım.Soruyu adeta gözlerimden aldı.
Ülkemizin yakıta ödediği yüksek maliyeti zaman ve emek kaybını önlemek için eğitim, üretim, dağıtım tesislerini diğer bir binada; eğlence ve spor tesislerini diğer bir binada; başka bir binada da konutların olduğunu söyledi.Bu durumda park binaların tam ortasında kalıyordu.Binaların dış çevresi ağaçlık alandı.Ağaçlık alanın hemen dışının organik tarım yapılan tarlalar olduğunu söyledi.
Gıda üretimi ve tüketiminin plânlandığını herkesin dengeli besnelmesini sağlayacak şekilde yararlandırıldığının, sağlık çalışmalarını özellikle doğum öncesinde yoğunlaştırıldığını duyduğumda çok sağlıklı insanlarla karşılaşacağımı anladım.
Bana binaları daha ayrıntılı anlatmasını rica ettim."Lütfen okullardan başlayın!" dedim.Özellikle okulların durumunu öğrenmek istediğimi söyledim.Öncelikle hiçbir konunun kâğıt üzerinde kalmadığını söyledi.Plânların uygulandığını, uygulanabilirlerin plânlandığını belirtti.
Gen haritasından meslekîyatkınlıkların çıkarılarak eğitim ve öğretim süreçlerine yansıtılıp uygulandığını hayretle öğrendim...
Artık öğrenciler yalnızca bilmiyorlar, bildiklerini uyguluyorlar.Hem de bu uygulamalar labaratuardan sonra çalışma alanlarında uzmanların gözetiminde üretim aşamalarına katılarak yapılıyor.
"Ya öğretmenler." dedim."Yalnızca öğretmenlik yapıyorlar" diye yanıtladı."Ek işe, ek ücrete ihtiyaç duymayacak kadar gelire, gelirini en örnek şekilde kullanarak; örnek olmaları gerektiğinin bilincine ulaştılar." dedi.Sporu, sanatı sordum."Bilinçli, seçici, izleyici, dinleyici olma niteliği herkese; ileri düzeydekiler de spor, sanat okuluna devam ediyor." dedi."Peki politika?" dediğimde aldığım yanıt beni daha çok sevindirdi.Politikacılar artık sözleri değil, projeleri, ekip çalışmalarını halkın beğenisine sunuyormuş.Herkes kendini kanıtladığı alanda proje üretip uygulamak için halktan onay bekliyormuş.Mevki ve para sevgisinin yerini "ülkeme, insanlara en yararlı ben olmalıyım" sevdası almış.
Trafik, terör durumunu sormaz mıyım hiç!Bir süre yere çöp atmak, sigara içmek terör kabul edilmiş.Çöpler dönüştürülerek endüstriye kazandırıldığı için yere atılacak çöp bulunmadığını şaşkınlıkla öğrendim.Sigaranın da "eski ilkel alışkanlıklardandı" diye hatırlayan bazı kimsenin olduğunu söyledi.Trafikte de araçlar değil yollar yürüdüğü için "kaza" sözcüğü de anlamsız kalmış ki; ne demek istediğimi anlamaya çalıştı.
Ya yasalar...Temel iki madde; Birincisi haklar, ikincisi görevler."Bu kadar mı?" dedim."Evet, herkes haklarını bilir ve alır; görevlerini de yaparsa aksayan ne olabilir ki?"Bu kez cevap vermem gerekiyordu:"Haklısınız" demekten başka söz söyleyemedim.
Haberleşmede en ileri teknolojinin kullanıldığını fakat bunun yanı sıra eski bir romanda "bir mektubun getirdiği sıcaklık ve sevgi"nin yerini teknolojik araçlar olmayacağı için özel mektupların yine postacılar tarafından taşındığı ve postacılığın geliri yüksek, gözde bir meslek olduğunu söyledi.Bizi biz yapan değerleri teknolojiye ezdirmedik, koruyup, geliştirip yaşatıyoruz...Geçmişimizden gelen güzellikleri geleceğe kusursuz teslim etmek için çalışan birimlerin oluştuluduğunu da belirtti.Hem de çok önemseyerek...
Ya diğer şehirler.Onların da benzer projelerle birbirleriyle verimlilik, estetik ve etik yarışı içinde olduğunu söyledi.
Hâyâlimde de olsa Türkiyemi gelişmiş gördüm.Ben gelişeceğim, hâyâllerim gelişecek, Türkiyem gelişecek.
Çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkma hedefi gerçekleşecek.Bu günleri özleyen, düşleyen, hedef gösteren: Aziz ruhun şad olsun...
Umarım bir gün özellikle yurdumda ve tüm dünyada düşlediklerim düş olmaz...


© Göksel KURUM

  Yazılara Dön

|
|
|

Duyurular

|
Deftere Yaz
|
Defteri Oku
|
|
İletişim
|
Ben Kimim
 - Copyright Genç Şair Göksel KURUM© Bu sitede yayınlanan materyallerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Ana SayfaArkadasina Tavsiye Et! Başlangıç Sayfanız Yapın! Sık kullanılanlara Ekle Sık Kullanılanlara Ekle Bize Yazın İletişim & Mail & MSN