Hâyâlimi sizlerle paylaşmak istiyorum.Çalışalım, bir gün gerçek olur diyorum.
Canlılığımızı sürdürebilmemiz için her imkân ve maddenin bulunduğu ortam çevredir.
Sağlıklı canlılar doğallığı bozulmayan çevrede bulunur. Yani sağlıklı biyolojik canlılık bilinçle korunan çevrede mümkündür.
Çevrenin korunmasında en etkili olması gereken varlık insan olması gerekirken maalesef korunmamasında en etkili olmuştur.Sanki kendisinden sonra hayatın sürmemesini istercesine hızla doğayı kirletip, yaşanmaz hale getiriyoruz.
Enerji kaynaklarının başlangıçta en ucuzu saydığımızı ve sandığımızı kullanıyoruz.Oysa bu enerji kaynaklarının çevreye olan tahribatını gidermenin maliyeti çok pahalıdır.
Enerji kaynaklarını denemeden çevreye olan zararlarını bilemeyecektik. Belki
bugünkü pek çok gelişmeyi de borçluyuz.Fakat çevre felaketlerini, enerji kaynaklarına sahip olmak için çıkan savaşları da unutmamalıyız.
“Dünyayı gelecek kuşaklardan borç aldık” düşüncesi ve bilinciyle hareket edersek; sorunsuz aktarmalıyız.Yeni sorunlar ekleyip devretmemeliyiz.Çocukları çok sevdiğini söylemekle bağdaşmıyor.
Çevrenin korunmasında canlıların rollerini irdelediğimizde de yalnızca insanındengesizlik unsuru olduğunu görürüz.Tüm canlılar görevlerini eksiksiz yaparken , insanlar çevreyi bozarak ve canlıları yok etmekle de onların da görevlerini yapmalarını engellemektedir.
Tüm enerjimizi, temiz enerji konusuna kanalize etmeliyiz.Bilinenleri kullanıp, geliştirmeli; bilinmeyenleri araştırıp, bulmalıyız.
Öncelikle su, rüzgâr, güneş, belki sesi yani kullanıldıktan sonra olumsuz etkisi olmadığı tecrübeyle sabit olanlar.Çevre dostu enerji araştırmaları çalışmalarının teşvik ödülleri çok büyük olmalı.Gönlümüzdeki ödülleri zaten en büyük olacak.Öyle enerjiler bulup kullanalım ki, kullandıktan sonrası çevre için anarşi olmasın.Temiz enerji yaşayan çevre demektir...